19 Ocak 2014 Pazar

Başka Dünyalara Işınlanma Aracı: Kitaplar

Herkese mutlu pazarlar, ben her pazar olduğu gibi bu pazarda evde oturup kitap okuyordum.
Çocukken kitaplardan nefret ederdim, sanırım bunun nedeni baskıydı ''Bak onun çocuğuna kitap okuyor, sende oku!'' sizi temin ederim ki hayatta en nefret ettiğim şey bana baskı yapılarak bir şey yaptırılmaya çalışılması.
Yapmak istesem bile bana emredildiği yada baskı yapıldığında öldürseler yinede yapmam.
Kitap okumama grevimde ailem bana baskı yapmaya son vermesinden sonra bitti, 4 sene önce sahilde seyyar bir kitapçıdan ilk kitabımı satın aldım ve o günden beri param yettiği takdirde kitap satın alıp okumaya çalışıyorum ama kitap fiyatı en az 20 TL olduğundan her ne kadar okumayı bu kadar sevmeme rağmen okuduğum kitap sayısı 25 civarı (öğrenci harçlığı malumunuz, e birde o harçlıkla giysi mi, ayakkabı mı, odama eşya mı yoksa kitap mı alayım:/ )
4 seneden beri bana en zevk veren ve hiç üşenmeden yaptığım hobim kitap okumaktır.
Asla yaşayamayacağım macereları, aşkları ve dostlukları okumak bana çok iyi geliyor, okurken gerçek dünyadan kopup olayın geçtiği yeri ve karakterleri kafanda en ince ayrıntısına kadar yaratıp o dünyanın içindeymiş gibi hissetmek mükemmel bir duygu bence.
Bazen takıntı haline getirip bu bölüm son sonra yatıcam, hadi son bir bölüm daha derken kitabı bitirip sabahladığım geceler var, sizi bilmem ama ben çoğu zaman olayın bokunu çıkartıp aldığım kitabı yemeden içmeden en fazla 2 günde bitiriyorum sonrada sanki en yakın arkadaşlarımı kaybetmiş gibi üzülüyorum ve bir boşluğa düşüyorum. İlginç bir şey yani, basit kağıt parçalarında yazanların insanların ruhlarına böylesine dokunabilmesi. Kitaptaki karakterle birlikte sevinip gülmek, kızıp küfretmek ve üzülüp ağlayabilmek ilginç.
En çok istediğim şey ne biliyormusunuz aşağıdaki gibi dopdolu bir kitaplığa sahip olmak :)

İlk satın aldığım kitap bu serinin ilk kitabı olan ''İşaret''ti aslına bakarsanız okuduğum en uzun seride bu. :)
Zoey isimli 16 yaşında bir ergen kızın işaretlenip çaylak vampir olarak Gece Evine taşınmasıyla macera başlar.
Yazarların maşallahı var uzattıkça uzattılar kitabı, bu kitaplardan başka 2 kitap daha var seride ben henüz onlara geçmedim sanırım 12. kitap final olucakmış, e bir zahmet olsun artık.
Açık konuşmak gerekirse şu baş roldeki karakter sevilir lafı tamamen yalan baş karakter şu Zoey denen kız ama kesinlikle onu sevdiğimi söyleyemem, kız başlı başına uyuz hele erkekleri sadece dış görünüşten ibaretmiş gibi kullanması, o daldan dala halleri beni deli ediyor.
Kız erkek olan herkesle birlikte olma potansiyeli sahip ve evet bazen kitaptaki karakterlerle kavga ediyorum ve hayır henüz delirmedim. :))

Bu kitabı uzun zaman önce okudum yani pek ayrıntıları hatırlamıyorum ama özet geçmek gerekirse kız vampir avcısı oğlan ise vampir ve sonuç olarak bunlar aşık oluyor, klasik yani. Sonra kötülerle savaşıyorlar falan filan. :) 

Bunuda pek hatırlamıyorum o yüzden bunuda özet geçicem :) Bir grup psikopat seri katil avuçlarının içinde kan çizgisi işareti taşıyan genç ve güzel hatunları öldürüp kanlarını içerek vampir olmaya çalışmaktadırlar. Sonra baş rol kahramanımız Madison'u kaçırırlar.Tam öldürülmek üzereyken vampir bir çift Madison'un hayatını kurtarır ve Madison''u korumaları altına alırlar. Los Angeles'ta yaşayan vampirleri yöneten "Vampir Kurulu" bu katillerin bulunması için Madison'dan kendilerine yardım etmesini ister, Madison da bu teklifi kabul ederek vampirlerle birlikte çalışmayı kabul eder. Colin adındaki yakışıklı ve çekici vampirle birlikte Los Angeles'taki gece kulüplerinde katillerin peşine düşen Madison tuzağa düşer ve seri katiller tarafından kaçırılır. Madison'u, bu acımasız ve psikopat ruhlu katillerin elinden kurtarmak için zamana karşı yarış başlamıştır.
(kabul ediyorum kitabın konusunu unuttum ve arka kapaktaki özeti yazdım:)

Bu kitaba nasıl bir yorum yazsam bilemedim. :P Ama sonu iyi bitiyor o yönden güzel :D
neyse ben özeti yazayım:
Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana'nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır. 
Şahsi görüşümü söyleyecek olursam bu Ana denen kız baya serinkanlı, adam neler neler gösterdi kıza kızın umru değil, korkma-şaşırma falan yok sanki hayatında her gün ''kırmızı acı odası'' görmüş :S

Cerrah'ı pek sevemedim sanırım ben sadece fantastik-macera türü kitapları seviyorum :/ Cerrah'ı artık tanımayan kalmışsa diye özet geçeyim:
Rizzoli ve Isles Boston dedektifidirler bir cinayet soruşturması için birlikte çalışırlar, bu cinayetleri işleyen kişiye cerrah lakabı takılmıştır çünkü kadınların rahimlerini kesip alıyor, tecavüz ediyor ve son olarak gırtlaklarını kesiyor. Iykk iğrenç biliyorum ama ismi ve konusu kadar etkileyici gelmedi yani açık konuşmak gerekirse kitap beni pek sarmadı, sıkıldım okurken.
Belkide kitap çok övüldüğünden beklentim çok yüksekti, bilemiyorum.

Dediğim gibi fantastik-macera türü kitapları seviyorum aşk romanlarından pek hoşlanmıyorum nedeni ise bu romanların fazla ağlak olması ve genelde bok gibi bir sonla bitmesi. Yani demeye çalıştığım şey şu, benim kitap okuma amacım uzaklaşmak, dünyanın aptalca ve kötü hallerinden uzaklaşmak, mutlu hissetmek ve kafa dağıtmak. Ama bu tip kitaplar sinirimi feci bozuyor.
Bu kitabın konusu iki kanserli gencin aşkı, temel konu bu.

Bu kitabı sevmiştim, okuduğum ilk türk yazar Canan Tan ve bence kitap fazlasıyla akıcıydı.
Kitap Eylül isimli İzmir'li bir kızımızın İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanıp İstanbul'a yerleşmesiyle başlıyor daha sonra yurtta oda arkadaşı olan Dünya sayesinde uyuşturucuyla tanışmasını 
konu alıyor ve olaylar gelişiyor.

Ve karşınızda boktan bir sonla biten bir aşk romanı daha! Bu kitabın fazla sinir bozucu olduğunu düşünüyorum, özelliklede sonunun. Tuhaf bir şekilde en çok takılı kaldığım, en çok sevdiğim ve en nefret ettiğim roman olur. Beni sinirden ağlatan ilk kitap olarak tarihe geçmiştir yazarını tanısam benim için hemen yeni bir son yazmasını isteyeceğim.

Yarım bıraktığım bir kitap, kitaptaki karakteri sevmeyince içimden okuyasım gelmiyor açıkçası.

Bu kitabı TÜYAP'a yaptığımız okul gezisinde satın almıştım. Kitabın içinde belirli bir hikaye yok, farklı farklı kısa hikayeler mevcut. İçindeki hikayelerin geneli cin-peri vs hikayeleri, orta sonda bunu okurken ürperdiğimi hatırlıyorum. İlginç bir kitap.

Normalde bildiğimiz o sıkıcı ansiklopedilere nazaran hayatta görebileceğiniz en eğlenceli ve en farklı ansiklopedi budur bence. Resimli bir ansiklopedi olmakla beraber ön kapakta yazdığı gibi paranormal olaylardan ve gizemlerden bahseden bir ansiklopedi. Bu tip şeylere ilginiz varsa mutlaka seversiniz. :)

Umarım sizi çok sıkmamışımdır, hoşçakalın! :))


Twitter       İnstagram

7 yorum:

  1. Güzel bir post olmuş. Umarım dolu dolu bir kitapligin olur. Bende kitap okumayı çok seviyorum. Üstteki kitapliktan daha fazla kitaba sahibim. Asla birilerine kitaplarimi veremiyorum. Kitap aşkı.sen de kitap aşkı varmış. Bu kadar kitap sevdiğini bilmiyordum. Bu güzel postan sonra öğrenmiş olduk:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende kimseye kitabımı vermem sanki çocuğumu birine emanet etmişim gibi gelir bana, güzel yorumun için çok teşekkür ederim :)

      Sil
  2. umarım hayallerın ercek olur. Kitap okumak cok guzel bir alıskanık gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım öyle olur, teşekkür ederim :)
      Evet kitap okumak seven için zevkli bir alışkanlık :))
      Güzel yorumun için teşekkürler :)

      Sil
  3. Güzel blog:)Kitap okumak güzel bir alışkanlık:)Güzel bir post hazırlamışsın:)takipteyim,banada beklerim
    Sevgiler

    www.ranademir.net

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogumu beğendiğine sevindim, teşekkür ederim :))

      Sil
  4. güzel bir bloğunuz var ayrıca erionle dansı bende okudum okurken de ağladım hayatımda okuduğum en güzel kitap ♥ :)
    tabi(KURAN-I KERİM VE DİNİ KİTAPLAR HARİÇ) :)

    YanıtlaSil