30 Ocak 2014 Perşembe

Alışveriş :)

Selam arkadaşlar,
Geçenlerde yaptığım online alışverişlerin biri dün diğeri bugün geldi, online alışverişin en güzel yanı siparişin gelince heyecanla paketi açma kısmı bence :)

Markafoniden yaptığım alışveriş ise sadece çantadan ibaret, Daniel Klein'ın çantada ürettiğini bilmiyordum ama bu çantayı gördüğüm anda çok beğendim, hemen aldım. Fiyatı 79,99 TL :)


Gelelim 1V1Y'dan yaptığım alışverişe :)
1V1Y'ta Koton'un 2 ürün alana 3.sü bedava kampanyası vardı, kaçar mı hemen aldım tabii :)

Ne zamandır böyle bir pantolon istiyordum, 49,99 TL'ye aldım :) 


Kışın boğazlı ve balıkçı yaka kazak giymeyi çok seviyorum, bunuda görünce çok beğenip aldım lakin çok tüy döktüğünü fark ettim :/ Bu kazağıda 25,99 TL'ye aldım asıl etiket fiyatı 69,99 TL'miş ama :) 

Bedavaya gelen basic kazak :) 19,99 TL'miş, asıl etiket fiyatı ise 49,99 TL :)


Twitter       İnstagram

27 Ocak 2014 Pazartesi

Grammy Ödülleri

Selam, herkese mutlu haftalar dileyerek yazıma başlıyorum :)
Gecenin 03:00'ünden sabahın 06:00'sına kadar oturup Grammy Ödül Törenini izledim. Değdi mi bari derseniz ı-ıh :/
Aslında ödül törenlerini çok severim ama ne biliyim pek sevemedim bu seferkini, beklediğim gibi geçmedi.
İstediğim sanatçılar hakettikleri ödülü alamadılar sinir oldum :D
Özet geçmek gerekirse:
Açılışı Beyonce yaptı sonra sevgili kocası Jay Z'de ona katıldı şarkı bitimindede güzel bir aile tablosu çizdiler :)

Katy Perry törende sahne alanlardandı, sadece sahne performansı güzeldi hiç bir masraftan kaçınmamış :P ama yinede Beyonce'un tek bir sandalye kullanarak yaptığı sahne performansı Katy'i 10a 20ye katlar söyliyim :)

Taylor Swift'in performansı bir acayipti, slow şarkıda resmen headbang yaptı, boynunu kıracağından endişelendim. Aşırı melankolik, kasıntı bir havası vardı. Şarkı bitimindede bir göz süzmeler melül melül bakmalar falan. Acayipti :P

Pink yine akrobatik bir gösteri yaptı, sonrada Nate Ruess ile birlikte Just Give Me A Reason'ı okudular  :)

Gecenin en beklenilen performansı Metallica'ydı

Gecenin maskotları hiç kuskusuz Daft Punk'ın robot adamları oldu, değil kafalarındaki kaskları çıkarmak konuşmadılar bile :) 
Ve değinmeden geçemiycem Pharrell Williams geceye pekte şık olmayan bir biçimde katılmayı tercih etmiş. Altına bir kot üstüne bir tshirt ve eşofman üstü geçirmiş kafasınada acayip tuhaf görünen bir şapka takmıştı. 

Gecenin en beklenmedik ismi Lorde oldu, aday olduğu 3 kategorinin 2sinden ödül aldı, oysa ki ben En iyi solo şarkı ödülü için Lorde'dan Royals'ı değil Justin Timberlake'ten Mirrors'u kesin gözüyle bakıyordum. Nedense Juatin Timberlake ödül töreninde bile yoktu zaten. Halbu ki benim ödül törenini izlememdeki ilk amaç onu muhteşem smokiniyle görmekti :)

Gecenin en ilginç anı ise toplu evlilik töreniydi, Mandonna performansını sergilerken salonda bulunan heteroseksüel ve eşcinsellerden oluşan 33 çift aynı anda evlendi. :)

Ve son olarak seçmece bir kaç kırmızı halı görüntüsü...
Anna Kendrick - Azzaro marka elbisesiyle ( Anna'nın elbisesinide üzerinde duruşunuda sevdim. :)

Colbie Caillatın -  Ezra Santos marka elbisesiyle ( kadının kim olduğuyla alakalı hiç bir fikrim yok ama elbiseyi çok sevdim, tabii elbisenin güzel olması kadına yakışacağı anlamına gelmiyor. Yakışmamış. )

Ariana Grande Dolce&Gabbana marka elbisesiyle ( Elbise güzel fakat eklemeden geçemiycem Allah aşkına sen en önemli törenlerden birine gidiyorsun o çoraplar ne?! )

Julia Roberts - Elie Saab elbisesiyle ( Geceye göre biraz fazla sade ve gündelik kaçtığını düşünüyorum ama yinede fena değil, hoş görünüyor. :)

Ciara - Emilio Pucci elbisesiyle ( Ciara karnı burnunda bir anne adayı bile olsa kırmızı halıdan uzak duramıyor, Kim Kardashian'ın hamileyken giydiklerini hatırlayınca Ciara'yı öpüp başıma koyasım geliyor açıkçası. )

Anna Faris - Fitriani marka elbisesiyle (En sevdiğim dizinin başrol oyuncusu olan, çoğu kişinin ''Korkunç Bir Film''den tanıdığı bu sarışın güzelin elbisesini pek beğendim diyemiycem. Daha iyi bir şey seçmesini isterdim. )

Taylor Swift - Gucci ( Taylor hep yaptığı gibi risk alıp başka bir şey denemeyerek tarzını koruyor, elbise iyi hoş güzel ama artık üzerinde hep aynı cins şeyler görmekten sıkıldım ben açıkçası. )

Pink - Johanna Johnson ( Pink'in elbisesinide beğendim yalnız tek beğenmediğim kısmı etek uçları oldu benim. Saten kullanılmamalıydı, sanki bacaklarına çarşaf dolamış gibi durmuyor mu sizcede? )

Rita Ora - Lanvin ( Elbise pek benim tarzım değil ama Rita'ya çok abes durmamış. )

Beyonce - Michael Costello ( Bir Beyonce birde Jennifer Lopez bıkmadı bu tarz elbiseleri giymekten. Beğenmedim. )

Madonna - Ralp Louren takımıyla ( Nasıl bir yorum yapsam bilemedim, Madonna'ya bu tarz gidiyor bence. :)

Katy Perry - Valentino elbisesiyle ( Tek kelimeyle berbat. Elbiseyide Katy'nin üstünde duruşunuda sevmedim. Marjinal olayım derken şebek oluyorlar ya en çok ona üzülüyorum. Bebek gibi kadınsın niye böyle hallere giriyorsun ki? Kendine düzgün bir stilist tut senden güzeli olmaz Katy'cim :)


Twitter       İnstagram

20 Ocak 2014 Pazartesi

Golden Rose matte 12 Oje

Selam!
Uzatmadan konuya geçmek istiyorum ne zamandır aradığım mat ojeyi sonunda buldum!
Geçen ay Golden Rose'un matte velvet siyah ojesini denemiştim, aslına bakarsanız onu mat oje diye almıştım ama simli bir oje çıkınca doğal olarak şaşırmıştım meğer o benim aradığım seri değilmiş dalgınlıkla yanlış ojeyi almışım yani ( ama diğer ojede çok hoş) napayım iki serininde dışı aynı sadece birinde matte velvet diğerinde matte yazıyor :) 
Her neyse demem odur ki sonunda sahiden bir mat ojem oldu ve kesinlikle favorim oldu bu ojeyi tek kelimeyle anlatmak gerekirse muh-te-şem!
Bayıldım! Kesinlikle tam istediğim gibi :)
Diğer Golden Rose ojeleri gibi tek katta mükemmel bir sonuç verdi, eksi bir yönünü görmedim açıkçası :))



Herkese mutlu haftalar :)



Twitter       İnstagram

19 Ocak 2014 Pazar

Başka Dünyalara Işınlanma Aracı: Kitaplar

Herkese mutlu pazarlar, ben her pazar olduğu gibi bu pazarda evde oturup kitap okuyordum.
Çocukken kitaplardan nefret ederdim, sanırım bunun nedeni baskıydı ''Bak onun çocuğuna kitap okuyor, sende oku!'' sizi temin ederim ki hayatta en nefret ettiğim şey bana baskı yapılarak bir şey yaptırılmaya çalışılması.
Yapmak istesem bile bana emredildiği yada baskı yapıldığında öldürseler yinede yapmam.
Kitap okumama grevimde ailem bana baskı yapmaya son vermesinden sonra bitti, 4 sene önce sahilde seyyar bir kitapçıdan ilk kitabımı satın aldım ve o günden beri param yettiği takdirde kitap satın alıp okumaya çalışıyorum ama kitap fiyatı en az 20 TL olduğundan her ne kadar okumayı bu kadar sevmeme rağmen okuduğum kitap sayısı 25 civarı (öğrenci harçlığı malumunuz, e birde o harçlıkla giysi mi, ayakkabı mı, odama eşya mı yoksa kitap mı alayım:/ )
4 seneden beri bana en zevk veren ve hiç üşenmeden yaptığım hobim kitap okumaktır.
Asla yaşayamayacağım macereları, aşkları ve dostlukları okumak bana çok iyi geliyor, okurken gerçek dünyadan kopup olayın geçtiği yeri ve karakterleri kafanda en ince ayrıntısına kadar yaratıp o dünyanın içindeymiş gibi hissetmek mükemmel bir duygu bence.
Bazen takıntı haline getirip bu bölüm son sonra yatıcam, hadi son bir bölüm daha derken kitabı bitirip sabahladığım geceler var, sizi bilmem ama ben çoğu zaman olayın bokunu çıkartıp aldığım kitabı yemeden içmeden en fazla 2 günde bitiriyorum sonrada sanki en yakın arkadaşlarımı kaybetmiş gibi üzülüyorum ve bir boşluğa düşüyorum. İlginç bir şey yani, basit kağıt parçalarında yazanların insanların ruhlarına böylesine dokunabilmesi. Kitaptaki karakterle birlikte sevinip gülmek, kızıp küfretmek ve üzülüp ağlayabilmek ilginç.
En çok istediğim şey ne biliyormusunuz aşağıdaki gibi dopdolu bir kitaplığa sahip olmak :)

İlk satın aldığım kitap bu serinin ilk kitabı olan ''İşaret''ti aslına bakarsanız okuduğum en uzun seride bu. :)
Zoey isimli 16 yaşında bir ergen kızın işaretlenip çaylak vampir olarak Gece Evine taşınmasıyla macera başlar.
Yazarların maşallahı var uzattıkça uzattılar kitabı, bu kitaplardan başka 2 kitap daha var seride ben henüz onlara geçmedim sanırım 12. kitap final olucakmış, e bir zahmet olsun artık.
Açık konuşmak gerekirse şu baş roldeki karakter sevilir lafı tamamen yalan baş karakter şu Zoey denen kız ama kesinlikle onu sevdiğimi söyleyemem, kız başlı başına uyuz hele erkekleri sadece dış görünüşten ibaretmiş gibi kullanması, o daldan dala halleri beni deli ediyor.
Kız erkek olan herkesle birlikte olma potansiyeli sahip ve evet bazen kitaptaki karakterlerle kavga ediyorum ve hayır henüz delirmedim. :))

Bu kitabı uzun zaman önce okudum yani pek ayrıntıları hatırlamıyorum ama özet geçmek gerekirse kız vampir avcısı oğlan ise vampir ve sonuç olarak bunlar aşık oluyor, klasik yani. Sonra kötülerle savaşıyorlar falan filan. :) 

Bunuda pek hatırlamıyorum o yüzden bunuda özet geçicem :) Bir grup psikopat seri katil avuçlarının içinde kan çizgisi işareti taşıyan genç ve güzel hatunları öldürüp kanlarını içerek vampir olmaya çalışmaktadırlar. Sonra baş rol kahramanımız Madison'u kaçırırlar.Tam öldürülmek üzereyken vampir bir çift Madison'un hayatını kurtarır ve Madison''u korumaları altına alırlar. Los Angeles'ta yaşayan vampirleri yöneten "Vampir Kurulu" bu katillerin bulunması için Madison'dan kendilerine yardım etmesini ister, Madison da bu teklifi kabul ederek vampirlerle birlikte çalışmayı kabul eder. Colin adındaki yakışıklı ve çekici vampirle birlikte Los Angeles'taki gece kulüplerinde katillerin peşine düşen Madison tuzağa düşer ve seri katiller tarafından kaçırılır. Madison'u, bu acımasız ve psikopat ruhlu katillerin elinden kurtarmak için zamana karşı yarış başlamıştır.
(kabul ediyorum kitabın konusunu unuttum ve arka kapaktaki özeti yazdım:)

Bu kitaba nasıl bir yorum yazsam bilemedim. :P Ama sonu iyi bitiyor o yönden güzel :D
neyse ben özeti yazayım:
Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey'le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana'nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır. 
Şahsi görüşümü söyleyecek olursam bu Ana denen kız baya serinkanlı, adam neler neler gösterdi kıza kızın umru değil, korkma-şaşırma falan yok sanki hayatında her gün ''kırmızı acı odası'' görmüş :S

Cerrah'ı pek sevemedim sanırım ben sadece fantastik-macera türü kitapları seviyorum :/ Cerrah'ı artık tanımayan kalmışsa diye özet geçeyim:
Rizzoli ve Isles Boston dedektifidirler bir cinayet soruşturması için birlikte çalışırlar, bu cinayetleri işleyen kişiye cerrah lakabı takılmıştır çünkü kadınların rahimlerini kesip alıyor, tecavüz ediyor ve son olarak gırtlaklarını kesiyor. Iykk iğrenç biliyorum ama ismi ve konusu kadar etkileyici gelmedi yani açık konuşmak gerekirse kitap beni pek sarmadı, sıkıldım okurken.
Belkide kitap çok övüldüğünden beklentim çok yüksekti, bilemiyorum.

Dediğim gibi fantastik-macera türü kitapları seviyorum aşk romanlarından pek hoşlanmıyorum nedeni ise bu romanların fazla ağlak olması ve genelde bok gibi bir sonla bitmesi. Yani demeye çalıştığım şey şu, benim kitap okuma amacım uzaklaşmak, dünyanın aptalca ve kötü hallerinden uzaklaşmak, mutlu hissetmek ve kafa dağıtmak. Ama bu tip kitaplar sinirimi feci bozuyor.
Bu kitabın konusu iki kanserli gencin aşkı, temel konu bu.

Bu kitabı sevmiştim, okuduğum ilk türk yazar Canan Tan ve bence kitap fazlasıyla akıcıydı.
Kitap Eylül isimli İzmir'li bir kızımızın İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümünü kazanıp İstanbul'a yerleşmesiyle başlıyor daha sonra yurtta oda arkadaşı olan Dünya sayesinde uyuşturucuyla tanışmasını 
konu alıyor ve olaylar gelişiyor.

Ve karşınızda boktan bir sonla biten bir aşk romanı daha! Bu kitabın fazla sinir bozucu olduğunu düşünüyorum, özelliklede sonunun. Tuhaf bir şekilde en çok takılı kaldığım, en çok sevdiğim ve en nefret ettiğim roman olur. Beni sinirden ağlatan ilk kitap olarak tarihe geçmiştir yazarını tanısam benim için hemen yeni bir son yazmasını isteyeceğim.

Yarım bıraktığım bir kitap, kitaptaki karakteri sevmeyince içimden okuyasım gelmiyor açıkçası.

Bu kitabı TÜYAP'a yaptığımız okul gezisinde satın almıştım. Kitabın içinde belirli bir hikaye yok, farklı farklı kısa hikayeler mevcut. İçindeki hikayelerin geneli cin-peri vs hikayeleri, orta sonda bunu okurken ürperdiğimi hatırlıyorum. İlginç bir kitap.

Normalde bildiğimiz o sıkıcı ansiklopedilere nazaran hayatta görebileceğiniz en eğlenceli ve en farklı ansiklopedi budur bence. Resimli bir ansiklopedi olmakla beraber ön kapakta yazdığı gibi paranormal olaylardan ve gizemlerden bahseden bir ansiklopedi. Bu tip şeylere ilginiz varsa mutlaka seversiniz. :)

Umarım sizi çok sıkmamışımdır, hoşçakalın! :))


Twitter       İnstagram

14 Ocak 2014 Salı

Yeni Golden Rose ve Golden Lady Nude Renk Rujlarım



Golden Rose Velvet Matte 07
Nude renk rujum hiç yoktu ilkim oldu kendileri :)
İlk olarak söylemem gerek ki bu rujun rengine hasta oldum, biraz pembeye bakan bir nude renk.
Ruj ismi gibi mat olduğundan yapısını çok sevdiğim söylenemez, benim gibi çatlak dudak mağdurlarının pek hoşlanmayacağı kusurları gösteren ve dudakları biraz kurutan bir yapısı var. 
Eğer dudaklarınız pürüzsüzse süper duruyor, ben peeling yapıp kullanmayı düşünüyorum.
13 TL.



Golden Lady Natural 44
Bu rujun rengi diğer rujdan daha farklı, pembeye değil kahveye bakan bir nude tonu her ne kadar pembeye bakan nude rujları çok sevsemde bu rengede bayıldım.
Yapısı açısından bakarsak nemli ve kolay sürülebilen bir ruj o yüzden çok hoşuma gitti.
Tam hatırlamıyorum ama 15,50 TL gibi bir fiyatı vardı sanırım.

Golden Rose ve Golden Lady markalarını seviyorum gayet uygun fiyata kaliteli ürünleri var, yeni ruj arayışında olanlara önerim bu markalarada bir göz atmaları :)

Şimdilik bu kadar, hoşçakalın :)


Twitter       İnstagram

12 Ocak 2014 Pazar

Sokak Stilleri 5

Pazartesi sendromuna en iyi gelebilecek şeylerden biride muhteşem sokak stilleridir, herkese mutlu haftalar! :)




















Twitter       İnstagram